ZALİMLERİN SONU!

72
0

BASIN AÇIKLAMASI

İSTANBUL, 09.12.2024

 

ZALİMLERİN SONU!

15 Mart 2011’de başlayan yaklaşık 14 yıllık bir iç savaşın ardından 27 Kasım 2024’te 12 günlük hızlı bir süreç sonunda 8 Aralık’ta Şam’ın alınmasıyla rejim aleyhtarı Suriyeliler, halkına her türlü zulmü reva gören Baas ve Esad Rejimini yerle bir ettiler…

Bu olayla; “Zulmedenler nasıl bir inkılapla devrileceklerini pek yakında göreceklerdir.” (Şuara 227) ayeti ile adeta teyit edilen “Zulümle abat olanın akıbeti berbat olur.” ata sözünün doğruluğu bir kere daha anlaşılmıştır.

Suriye halkı büyük bir zafer kazandı…

Yerinden yurdundan edilerek göç etmek zorunda bırakılan Suriyeliler ellerindeki üç yıldızlı bayraklarla sokaklara çıkarak hem kazandıkları zaferin coşkusunu yaşadılar hem de zalim Esad’ın ve acımasız Baas rejiminin yıkılışını kutladılar…

Türkiye (İstanbul, Kayseri, Ankara, Güney illeri vb.), Ürdün, Mısır, Irak ve Suriye’de sevinç gösterileri düzenlediler…

Türkiye’de ve Suriye’nin değişik şehirlerinde yerlerinden edilmiş Suriyeliler ülkelerine akın akın dönmeye başlarken; zalim Beşşar Esad ailesiyle birlikte Rusya’ya sığınmak zorunda kaldı.

Suriye’de bulunan Hizbullah ve İranlı diplomatlar ülkelerine dönmek mecburiyetinde kaldılar…

Direnişçi Suriyeliler tarafından Esad döneminin Başbakanı Muhammed Gazi El-Celâli’nin kamu kurumlarını yeni yönetime devredene kadar görevinin başında kalmasına müsaade edildi.

Yıllarca hapishanelerde tutuklu kalanların tümü serbest bırakıldı.

Aman dileyenlere, silahını bırakanlara, ülkeyi terk etmek isteyenlere izin verildi.

Birkaç yer hariç (Esad’ın Sarayı, İran Büyükelçiliği vb.) yağmalamaya müsaade edilmedi.

ABD Fırat’ın Doğusundaki PKK/PYD Güçleri ile ilgili hassasiyetini ifade ederek teröre karşı mücadelesine devam edeceğini belirtirken; İsrail Ordusu işgal ettiği Golan Tepeleri ve Suriye toprakları arasındaki tampon bölgeye tanklarla donatılmış yeni kuvvetler konuşlandırıyor…

SMO’nun “Özgürlük Şafağı” operasyonu ile Mümbiç tamamen kontrol altına alındı.

Sıra PKK/PYD’nin yerleştiği Fırat’ın doğusuna geldi. Fırat’ın doğusu bu örgütten temizlenmediği müddetçe Suriye’nin ülke bütünlüğünden söz etmek mümkün değildir. Terörle mücadele hususunda asla taviz verilmemelidir.

Bu olayla; küresel güçleri/şer ittifakını (ABD, İngiltere, AB ülkeleri, İsrail / Siyonizm, NATO, Çin, Rusya vb.) arkasına alarak hareket eden Beşşar Esad gibilerin nasıl yalnızlığa terk edildiklerini ibretle görmelidirler.

Suriyeli direnişçiler; Suriye’nin yeniden inşa edilişinde Türkiye’nin tecrübelerinden yararlanmalıdır.

Öncelikle; herkesi ve her kesimi kucaklayan yeni bir anayasa yapılmalıdır.

Türkiye; bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da direnişçi Suriye halkının yanında olmalı; Suriye’nin ülke bütünlüğünü korumak için elinden geleni yapmalıdır. Suriye halkının ülke yönetiminde birbirine düşmemeleri için gereken tedbirleri almalıdır.

Direnişçilerin savaş kurallarına uymada gösterdikleri titizlikle dünya insanlığının gönlünü kazanan tavırları takdire şayandır. Bu durum diğer mücadele veren hareketlere de örnek olmalıdır.

Direnişçilerin başarı ve zaferlerinde birlik ve dayanışmanın ne kadar önemli olduğu bu olayla bir kere daha ortaya çıkmıştır.

Buradan hareketle; kutsallarına el uzatılan, ülkeleri işgal edilen, yer altı ve yer üstü kaynaklarına çökülen Müslümanların akıllarını başlarına devşirmeleri; birlik ve dayanışma içinde küresel emperyalistlere karşı gerçek anlamda bağımsızlık mücadelesi vermelidirler…

İki milyara yakın mutedil, şahit, hayırlı ve tebliğci bir ümmet, insanlığı tahrip edecek bir işgal girişimine karşı dimdik ayakta durabilir ve tarihi değiştirebilir.

Allah’ın ipine sımsıkı sarılmış, yalnızca Allah’tan korkan, yalnızca Ona teslim olan ve yalnızca Onun rızasını kazanmak için mücadele veren, örgütlü mücadele veren böyle bir ümmetin önünde hangi güç durabilir?

Henüz vakit varken! Yarın çok geç olabilir…

UMRAN KÜLTÜR VE MEDENİYET HAREKETİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir