BAĞIMSIZ FİLİSTİN DEVLETİ KURULMADIKÇA İŞGALCİ İSRAİL’E BU TOPRAKLARDA RAHAT YOK!

0

“Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde /… Nerde kardeşlerin diyordu bir ses…” M. Akif İnan

İşgalci Siyonist İsrail’in, Mescid-i Aksa’ya ve Filistinlilere karşı saldırıları son

günlerde şiddetini artırarak devam etmektedir. Ramazan ayının başından itibaren 35 Filistinlinin şehit edildiği, onlarca Müslüman’ın tutuklandığı olayların ardından son birkaç gün içinde de biri çocuk 7 kişinin şehit edildiği olaylara hep beraber şahit oluyoruz. Son olarak cuma günü sabah namazından sonra saldırıya geçen işgalci Siyonist İsrail askerleri “camî, mescit, ibadet, oruç” dinlemeden plastik mermilerle ve göz yaşartıcı bombalarla Müslümanlara karşı kutsal mabetlerinde saldırıya geçtiler.

Bu saldırılarda ikisi ağır 152 kişinin yaralandığı, 400’den fazla Filistinli Müslüman’ın tutuklandığı ifade edildi.

Mescid-i Aksa’ya, Harem-i Şerif’e pis postallarıyla giren, oradaki Müslümanlara saldıran Siyonist işgalci askerler; Müslümanları en kutsal günlerinde, en kutsal mabetlerinde aşağılamakta, vurmakta, yaralamakta, öldürmekte ve tutuklamaktadırlar…

Müslümanların hâkim olduğu dönemlerde Hıristiyan’ı, Musevi’si, Müslüman’ının barış içinde yaşadığı bu kutsal yerleri, 74 yıldır kana bulayan bu işgalci Siyonist katilleri, onlara destek verenleri, görevi onları engellemek olan ama sadece seyreden uluslararası kuruluşları şiddetle kınıyoruz…

İnstagram hesabından milyonlarca takipçisine, Filistin halkının yanında olduğunu açıkladığı için hesabı kapatılan Filistin asıllı ünlü model Bella Hadid’i bu yürekliliğinden dolayı kutluyoruz. Bir modelin; işgalci İsrail’in Filistin halkının yanında olduğunu ifade etmesine bile tahammül edemeyen İnstagram’ı da protesto ediyoruz…

İşgalci Siyonist İsrail, Müslümanların hiçbir engelle karşılaşmadan Mescid-i Aksa’ya girip çıkabilmeleri ve herhangi bir saldırıya uğramadan ibadetlerini yapabilmelerini sağlayacak tedbirleri derhal almalıdır.

Bütün bu olayların son zamanlarda şiddetlenmesinin arkasında yatan sebeplerden biri Müslümanların ibadetlerini rahat bir şekilde yapmalarını engellemek, diğeri ise ramazan ayının bu günlerinin (15-21 Nisan) Yahudilerin Hamursuz Bayramı (Pesah Bayramı)’na denk gelmesidir. Bu günlerde burada “Süleyman Tapınağının inşasının ilk adımı olan kurban kesme” eylemini gerçekleştirmek, aslı olmadığı halde, onlar için de bu mekânların kutsal olduğunu göstermek istemelerinden kaynaklanmaktadır.

Kurbanlarla mabede baskın yapmak isteyenlere bin civarında Müslüman nöbet tutarak engel oldu.

İşgalci Siyonist İsrail askerlerinin sabah namazından itibaren başlatmış oldukları bütün engellemelere rağmen 60 bin Müslümanın Cuma namazında, Mescid-i Aksa’yı yalnız bırakmamaları direnişini canı gönülden kutluyoruz.

Başlatılan ve devam ettirilen Mescid-i Aksa’yı basma olayı, İslâm coğrafyasında fitne ateşini yakma girişimidir.

Bu olay, İslâm dünyasında kaosun derinleştirilmesi anlamına gelmektedir.

Bu olay, Büyük İsrail Projesini adım daha ileri taşıma çabasıdır.

Bu olay karşısında, öncelikle, ülkemizde ve İslâm coğrafyasında birlik, beraberlik ve dayanışma sağlanmalıdır. Halkı Müslüman olan tüm ülkeler, iç kavgayı bırakmalı ve asıl düşman, Siyonist işgalcilere karşı dayanışma ruhu içinde tüm imkânlarını kullanarak mücadele verilmelidir.

Halkı Müslüman olan ülkeleri, bu ülkelerin cemaatlerini, hareketlerini, yapılarını ve STK’larını ortak hareket edecek şekilde bir araya getirmeliyiz…

Sadece İslâmî değil insanî hassasiyetleri olan tüm insanları da bu mücadeleye davet etmeliyiz…

Konu ile ilgili bütün uluslararası kurum ve kuruluşları (BM, BMGK, AB, Uluslararası Adalet Divanı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İslâm İşbirliği Teşkilatı vb.) harekete geçirmeliyiz.

Bu şeytani saldırıyı Kudüs’te durdurmalıyız…

Ve Müslümanların ayağa kalkması da buradan başlatılmalıdır.

Çünkü; Kudüs, Hz. Peygamber’in MİRAÇ’ının simgesidir.

Çünkü; Kudüs, Hz. İbrahim’in, Hz. İshak’ın, Hz. Yakup’un, Hz. Süleyman’ın hatırasıdır.

Çünkü; Kudüs, Hz. Ömer’in emanetidir.

Çünkü; Kudüs, Selahattin Eyyubi’nin kılıç hakkıdır.

Çünkü; Kudüs, gözbebeğimizdir.

Çünkü; Kudüs, Kanımız, canımız, her şeyimizdir…

Bunun için Müslümanlar; BM’nin kararlarıyla toprakları garanti altına alınmış, hudutları belirgin hale getirilmesi ve toprakları birbirine bağlı, ebedî başkenti KUDÜS olan tam bağımsız FİLİSTİN DEVLETİNİ kurmadıkça hiçbir plân, program ve anlaşma kabul edilmeyecektir.

Egemen bir Filistin Devleti kurulmadıkça, Kudüs özgürlüğüne kavuşmadıkça ve işgalci İsrail işgal ettiği topraklardan çekilmedikçe bu topraklarda asla rahat yüzü görmeyecektir.

 

UMRAN KÜLTÜR VE MEDENİYET HAREKETİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir