YAPTIĞINIZ VAHŞETİN ORTAYA ÇIKMASINDAN MI KORKUYORSUNUZ?

0

ABD’li Müslüman Temsilciler Meclisi vekilleri Filistin asıllı Rashida Tlaib ve Somali asıllı Ilhan Omar, 18-22 Ağustos tarihleri arasında Filistin’i, ziyaret edecek, Kudüs’teki Filistinli Müslüman kanaat önderleri ile bir araya geleceklerdi.

ABD Başkanı “Sarı Şeytan” Donald Trump’ın, “İsrail ve Yahudi düşmanı” , “yüz karası” ve “reziller” ifadelerini kullandığı bu iki vekilin İsrail’e alınmasının zayıflık olacağını Twitter hesabından duyurduktan sonra, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da yaptığı yazılı açıklamada, ABD’li Müslüman vekillerin ülkeye girişinin yasaklandığını belirtti. Hem Amerikan halkından ve hem de dünyanın çeşitli yerlerinden gelen yoğun tepkiler üzerine, Rashida Tlaib’e ailesini ziyaret etmek şartıyla izin verildiği açıklansa da, Tlaib, böyle bir ziyareti kabul etmediğini açıkladı.

“Sarı Şeytan” Trump’ın kendi ülkesinin vekillerinin, başka bir ülkeye girmelerinin engellemesini istemesi, onlar hakkında alçaltıcı ifadeler kullanması eşine az rastlanır bir olaydır. Müslüman vekillere karşı yapılan bu hareket, aslında “hürriyet, özgürlük, eşitlikler ülkesi” olarak gösterilen ABD’nin gerçek yüzünü ortaya koymaktadır.

Bu olayla; 21. yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız bir dönemde hâlâ insanların inançlarından, kanaatlerinden, derilerinin renginden dolayı ayrıma tabi tutulduğu bir ABD gerçeğini yaşamaktayız.

“Sarı Şeytan” Trump ve onun her zaman koruduğu, desteklediği Siyonist İsrail’in zalim, terörist, katil Başbakanı Benyamin Netanyahu ikilisi, bu tavırlarıyla ABD halkından ve dünya insanından neyi gizliyorlar?

Son zamanlarda ibadetlerini ifa etmeleri için Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişleri daha da zorlaştırılırken, Yahudi fanatiklerin çeşitli bahanelerle Mescid-i Aksa’ya polis, asker eşliğinde baskın yapmalarına müsaade ediliyor…

21 Ağustos 1969 tarihinde Mescid-i Aksa, bir Siyonist tarafından yakılmaya teşebbüs edilmişti. Müslümanlar, İsrail’in bütün engellemelerine rağmen söndürme işlemi başarılmıştı. Bu olayın yıl dönümüne iki gün kala, Yahudi fanatiklerin böyle bir eylemine karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.

Mescid-i Aksa’nın Yahudilerle Müslümanlar arasında paylaştırılması planının hayata geçirilmesi için şartlar oluşturuluyor olabilir. Bu konuda Müslümanlar daha uyanık olmalıdır.

Her geçen gün işgalci Siyonist İsrail Filistinlilerin evlerini başlarına yıkarak kendilerine yeni yerleşim alanları açıyorlar. Tanklarıyla, dozerleriyle, iş makinalarıyla Müslümanların evlerini başlarına yıkıyorlar. Kendilerine karşı direnenleri kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden öldürüyorlar.

Gazze kuşatılarak açık hapishane durumuna getirilmiş. Giriş-çıkışlar Siyonist katillerin insafına terk edilmiş. Filistinliler ilaç, gıda, su, elektrik vb. en doğal ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirildiler. Ürünleri sudan bahanelerle yakılıp açlığa mahkûm ediliyorlar. En temel gıdalarını dahi alamayan bebekler, çocuklar ölüyor… Hastahaneleri yakıldığı için salgın hastalıklar kol geziyor. Eğitim çağına gelenler okulları yıkıldığı için eğitimlerini, camileri yakıldığı için ibadetlerini yapamıyorlar. Bu yetmiyormuş gibi sudan bahanelerle, bir gün önce üç masumun öldürüldüğü gibi helikopterlerden açılan ateş sonucu insanlar hunharca öldürülüyorlar… Silahsız masum insanları otomatik silahlarla tarıyorlar… Vahşet kol geziyor…

İşledikleri suçların ortaya çıkmasını engellemek için de yazılı ve görsel basını, vekilleri ülkeye sokmuyorlar.

ABD Başkanı “Sarı Şeytan” Donald Trump, tüm gücüyle bu zalimliği yapan Siyonist İsrail’in arkasında duruyor. Bu katillerin, zalimlerin birbirlerini desteklemelerini anlamakta zorluk çekmiyoruz ama Suud-i Arabistan, BAE, Mısır vb. halkı Müslüman olan ülkelerin onların safında yer almalarını anlamak istemiyoruz.

“Bir Filistinli çocuk;

‘Şunu herkes bilsin ki, Kudüs Filistin’in başkentidir ve Mescid-i Aksa da sadece Müslümanlarındır. Filistin davasını satan ajanların burada yeri yoktur.’ şeklinde yumruğunu sıkarak haykırdı ve sonra var gücüyle havaya zıplayarak, Suudi Arabistanlı gazeteci Muhammed Suud Zeyd’in yüzüne tükürdü.”

Bu Filistinli çocuğun, Suudi gazetecinin yüzüne tükürdüğü gibi yüzümüze tükürülmesini istemiyorsak; STK’larıyla, Kanaat Önderleriyle, Müslümanlarıyla bir araya gelip gerekeni yapmalıyız. Bir buçuk milyar Müslüman tükürse Siyonist İsrail de, katil sürüsü Amerika da ve onun yerli işbirlikçileri de yeryüzünden silinir.

 

UMRAN KÜLTÜR VE MEDENİYET HAREKETİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir