Hicretin Anlamı ve Mesajları (Ramazan DOĞAN)

12
0

Araştırma ve Kültür Vakfı (AKV) İzmit Şubesi tarafından düzenlenen Salı Sohbetleri programında Eğitimci Ramazan Doğan, Hicri Yılbaşı münasebetiyle “Hicret ve Günümüze Mesajları” konulu bir sohbet gerçekleştirdi. Programın başında katılımcıların Hicri 1448 yılı tebrik edilerek yeni yılın İslam âlemi için hayırlara vesile olması temennisinde bulunuldu.

Konuşmasında hicreti hazırlayan tarihî sürece değinen Doğan, Mekke’de Müslümanların maruz kaldığı baskıların ve Allah Resûlü’nün İslam’ı tebliğ etme mücadelesinin hicretin temel sebeplerini oluşturduğunu ifade etti. İslam’dan önce de Hz. İbrahim’den kalan izler sebebiyle hac ibadetinin Araplar arasında bilindiğini ancak zamanla asli hüviyetinden uzaklaştırıldığını belirtti.

Hicret sürecinin başlangıcında Akabe Biatlarının önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Doğan, ilk olarak Medine’den gelen on iki kişinin Allah Resûlü’ne biat ettiğini anlattı. Bu biatte Allah’a ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocukları öldürmemek ve hayırlı işlerde Allah Resûlü’ne itaat etmek gibi esaslar üzerinde söz verildiğini ifade etti.

Birinci Akabe Biatı’nın ardından Medinelilerin İslam’ı öğrenmek için kendilerine bir muallim gönderilmesini talep ettiklerini belirten Doğan, Allah Resûlü’nün bu görev için Musab bin Umeyr’i görevlendirdiğini söyledi. Musab bin Umeyr’in gayretleri sonucunda Medine’de İslam’ın hızla yayıldığını ve birçok önemli ismin Müslüman olduğunu aktardı.

Daha sonra gerçekleşen İkinci Akabe Biatı’nın hicretin önünü açan en önemli gelişmelerden biri olduğunu ifade eden Doğan, Medineli Müslümanların Allah Resûlü’nü ve Mekke’den gelecek Müslümanları kendi canlarını ve ailelerini korudukları gibi koruyacaklarına dair söz verdiklerini belirtti.

Mekke’de Müslümanların birer birer Medine’ye hicret etmeye başlaması üzerine Kureyş ileri gelenlerinin Daru’n-Nedve’de toplandığını anlatan Doğan, toplantıda çeşitli çözüm önerilerinin tartışıldığını söyledi. Rivayetlere göre Necidli yaşlı bir adam görünümünde toplantıya katılan kişinin de görüş bildirdiğini aktaran Doğan, sonuçta her kabileden seçilecek gençlerin ortak hareket ederek Allah Resûlü’nü öldürmesi yönünde karar alındığını ifade etti.

Bu sırada Allah Teâlâ tarafından hicret izni verildiğini belirten Doğan, Hz. Ebubekir’in uzun zamandır bu izni beklediğini ve Allah Resûlü’nün alışılmadık bir vakitte onun evine gelerek hicret hazırlığını haber verdiğini anlattı. Yol arkadaşlığı teklifinin Hz. Ebubekir’i son derece sevindirdiğini ifade etti.

Hicret gecesinde Allah Resûlü’nün emanetleri sahiplerine ulaştırmak üzere Hz. Ali’yi kendi yatağında bırakıp evden ayrıldığını anlatan Doğan, müşriklerin evi kuşatmış olmalarına rağmen Allah’ın yardımıyla planlarının boşa çıktığını söyledi.

Ardından Allah Resûlü ile Hz. Ebubekir’in Sevr Mağarası’na sığındıklarını belirten Doğan, burada üç gün kaldıklarını, Hz. Ebubekir’in oğlu Abdullah’ın Mekke’deki gelişmeleri takip ederek haber getirdiğini, aile fertlerinin de çeşitli şekillerde destek olduklarını ifade etti. Mağara önüne kadar gelen müşrikler karşısında Hz. Ebubekir’in endişelenmesi üzerine Allah Resûlü’nün, “Üzülme, Allah bizimle beraberdir” buyurduğunu hatırlattı.

Daha sonra güvenilirliğiyle tanınan Abdullah bin Ureykıt rehberliğinde yola çıkıldığını belirten Doğan, takip edilmemek için alışılmış güzergâhların dışına çıkıldığını ifade etti. Yolculuk sırasında yaşanan çeşitli hadiselerin Allah’ın yardımının ve korumasının birer işareti olarak İslam tarihinde yer aldığını söyledi.

Sürâka bin Malik’in ödül ümidiyle hicret kafilesinin peşine düştüğünü ancak ilahî takdir karşısında amacına ulaşamadığını belirten Doğan, bu olayın da hicret yolculuğunun dikkat çeken hadiselerinden biri olduğunu ifade etti.

Allah Resûlü’nün Kuba’ya ulaşarak burada ilk mescidi inşa ettiğini anlatan Doğan, ardından Medine’ye doğru hareket edildiğini ve büyük bir coşku ile karşılandığını söyledi. Neccaroğulları yurdunda misafir edilen Allah Resûlü’nün Ranuna Vadisi’nde ilk cuma namazını kıldırdığını da hatırlattı.

Konuşmasının sonunda hicretin yalnızca tarihî bir hadise olmadığını vurgulayan Ramazan Doğan, Müslümanların hicretten bugün de dersler çıkarması gerektiğini ifade etti. Hicretin fedakârlık, teslimiyet, sabır ve Allah’a güvenin en güzel örneklerinden biri olduğunu belirten Doğan, günümüzde manevi hicretin de önem taşıdığını, haramlardan uzaklaşıp Allah’ın razı olduğu bir hayata yönelmenin hicret ruhunun devamı olduğunu söyledi.

Program, katılımcıların sorularının cevaplandırılmasının ardından sona erdi.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir