DOĞAL AFETLERE VE SABOTAJLARA KARŞI CIDDI TEDBIRLER ALINMALIDIR

50
0

BASIN AÇIKLAMASI İSTANBUL, 05.07.2025

Son bir haftada Türkiye’nin çeşitli illerinde (İzmir, Antalya, Balıkesir, Manisa, Hatay vb.) aynı anda başlayan 778 yangın felaketiyle karşı karşıya kaldık. Yangınların büyük bir kısmı söndürülmüş, büyük bir kısmı kontrol altına alınmış, çok az bir kısmı da canla başla söndürülmeye çalışılıyor.

Öncelikle; Umran Kültür ve Medeniyet Hareketi olarak bu yangın felaketinde hayatını kaybedenlerin ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Evlerini, mallarını, ekinlerini kaybeden kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Canlarımız geri getirilemez, acılarımız gerçek anlamda dindirilemez ama; “Millet-Devlet” el ele vererek yaralarımızın sarılacağına olan inancımızı belirtmek istiyoruz.

“Uçakları, helikopterleri, arazöz ve su tankerleri, iş makinaları, personeli” ile tüm yönetimi; sivil toplum kuruluşları; askeri, jandarması, güvenlik güçleri ve tüm bir millet; yangınları söndürebilmek için göz yaşartıcı bir mücadele vermektedir. Yangın söndürme çalışmalarında bulunanlar saniyelerle yarışıyor, gece-gündüz demeden, aç susuz, yorgun argın, kan ter içinde bıkmadan usanmadan çalışıyorlar…

Bu soylu mücadele yapılırken birileri; “Şunu niye şöyle yaptınız? Bunu niye böyle yaptınız?” vb. yaklaşımlarla etrafa ümitsizlik yaymaya çalışıyorlar. Allah aşkına, şu her tarafı yakıp kül eden Nemrut’un yangınından İbrahim’i korumak için serçenin taşıdığı bir damla su taşıyın, tarafınızı belli edin. Yangını söndürelim, ondan sonra sakin bir şekilde yangının sebeplerini, sonuçlarını ve sorumlularını konuşuruz…

Gereken cezayı veririz.

Bu millet kendisine yapılan iyiliği de kötülüğü de asla unutmaz!

Yangını söndürmek için bir damla su dökmüyorsanız hiç olmazsa susun!

Canlarını ortaya koyarak ciğerlerimizdeki alevi söndürmeye çalışanların moralini bozmayın, şevkini kırmayın! Bari bunu yapın!

Bir de Ülkeyi kaosa, iç savaşa sürüklemek için canla başla çalışan şer odaklarına (ABD, AB, İngiltere, Siyonist İsrail ve Vatikan vb.) karşı birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde sosyal medya üzerinden yapılan Türkiye’yi yıpratma kampanyalarına alet olmayın.

Et ve tırnak gibi birbirine kenetlenmiş olan bu milleti parçalayıp yok etmek, bin yıldır yurt tuttuğumuz Anadolu’dan bizi yakarak, yok ederek, birbirine düşürerek söküp atmak istiyorlar.

Son günlerde ülke ve millet olarak büyük imtihanlardan geçiyoruz…

Vakit varken buna fırsat vermeyelim. Yarın çok geç olabilir.

Bu aşamada bilgi kirliliğine ve sosyal medya oyunlarına gelmemek ve dikkatli olmak gerekir.

Unutmayınız, denizin kıyısındaki köpükler, salyalar gibi olan şer güçler geldikleri gibi gitmek zorunda kalacaklardır.

Arap’ı, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Roman’ı; Sünni’si, Alevi’si, gayrimüslimi ve Müslim’i ile bu toprakları vatan tutmuş, bin yıldır kardeşçe yaşayan bu millet burada kalacaktır.

YANGINLAR TAMAMEN SÖNDÜRÜLDÜKTEN SONRA YAPILMASI GEREKENLER

• Yangınların nasıl çıktığı?
• Kimler tarafından çıkarıldığı?
• Bu yangınların arkasında hangi güçlerin var olduğu?
• Beyin takımı ile taşeronlar ilişkisi açıklığa kavuşturulmalı sadece taşeronlarla uğraşılmamalıdır.
• Küresel bir operasyon olup olmadığı, lazer sistemi ile uzaydan başlatılıp başlatılmadığı, arkasındaki odaklar araştırılmalıdır. Eğer, arkasında bazı iç ve dış şer odakları varsa bunlar kimlerdir? Açıklanmalıdır.
• Uzaydan yöneltilen lazer ya da elektromanyetik bir küresel operasyon varsa Türkiye, bunu, tüm insanlığa delilleri ile açıklamalı konuyu BM’ye ve uluslar arası yargı sistemine taşımalıdır.
• Sürecin Türkiye’de devam ettirilmekte olan Kadife Darbe Süreci ile ilgisinin olup olmadığı mutlaka ortaya konmalıdır.
• Sürecin Küresel Diktatörlük kurmak isteyenlerle ilgisinin olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır.
• “Kundaklama, kasıtlı olarak yakma, terör eylemi olarak yakma ya da yaktırma” vb. suçlar kapsamına girecek bir durum söz konusu ise delilleriyle birlikte ortaya konmalı ve suçlular adil bir şekilde yargılanarak en ağır cezaya çarptırılmalıdır.
• Son günlerde Terörsüz Türkiye, PKK ve türevlerinin silah bırakması ile ilgili atılmış olan adımların akamete uğratılması, baltalanması ile ilgili bir yönünün olup olmadığı araştırılmalıdır.
• Yangının çıkışında, söndürme anında, araç ve gereç temininde ihmali ve kastî bulunanlar -varsa- büyük bir titizlik içinde tespit edilip en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
Bu hususta, kamuoyunun zihninde en ufak bir şüphe kalmamalıdır.
• Bu işin kökünden çözümü EĞİTİM sayesinde gerçekleştirilebilir.
Ailede başlayan eğitim, Kreş, Anaokulu, İlkokul, Ortaokul ve Lisede devam ettirilmeli ve içselleştirilmelidir. Suyu, ağacı, bitkiyi, börtü böceği, çevreyi, mahalleyi, köyü, şehri, yeşili, ormanı hülasa canlı cansız bütün varlıkları koruma ve geliştirme eğitimi verilmelidir.
Bütün bunların yapılmasının ülkemiz ve insanlık için ne anlama geldiği ve önemi kavrattırılmalıdır.
Ağaç dikmenin, yeşili korumanın hem dinimiz açısından, hem de tarihimiz açısından ne kadar büyük önem taşıdığı çocuklarımıza uygulamalı bir şekilde öğretilmelidir.
“Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile, bugün elinizdeki fidanı dikin!” diyen bir Peygamberin ümmetiyiz.
“Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim!” diyen Fatih Sultan Mehmet Hanın torunlarıyız.
• Yangın, Sel, Deprem, Kuraklık, Fırtına, Küresel İklim Değişikliği, Kıtlık, Salgın, göç vb. afetlerle mücadele edecek, gerekli tedbirleri önceden alacak bir AFET BAKANLIĞI kurulmalıdır. Bakanlık bünyesinde kurulacak Birimlere gerekli çalışmaları anında yapabilecek personel, araç, gereç, teçhizat ve donanım sağlanmalıdır.
• Ormanların daha iyi korunabilmesi için ıslah çalışmalarının yapılması gerekir. Kurumuş ağaçlar, kırılan dallar, ağaçlar arasındaki çalı çırpı, kuru ot ve yapraklar bakımdan geçirilmelidir. Piknik yapılan yer ve çevresindeki alanlarda bırakılan çöpler -özellikle yangına sebebiyet verecek cam ve şişe parçaları- toplanmalıdır.
• Yangın anında kullanılmak üzere büyük su depoları yapılmalı ve yangına müsait olan yerlere -yerleşim yerlerine yerleştirildiği gibi- yangın vanaları konulmalıdır.
• Yanan ağaçların yerine yenisi oluşmaya başlamazsa en kısa zamanda aynı iklim şartlarına uygun ağaçlandırma yapılmalıdır. Eğitim kurumlarımızla işbirliği içinde “Ağaç Dikme Kampanyaları” düzenlenmelidir.
• “Evleri, ahırları, küçük ve büyük baş hayvanları, ekinleri, seraları, ağaçları (meyve ve zeytin ağaçları)” yananlar için “yardım kampanyaları” başlatılmalıdır! Anadolu’da, yangın imece usulü söndürülür. Mağdurların yanan evleri ve malları imece usulü yapılır. Bu gelenek bizleri daha bir kardeş yapar. Bu geleneğin yaşatılması gerekir. Yardım kampanyaları, bazı siyasi çekişmelere, beylik cümlelere kurban edilmemelidir.
• Doğal afetlerle ilgili geçmişte yapılmış çalışmalar, raporlar ve tezler toplanarak yeni bir arşiv yapılmalı, yapılan çalışmalar güncellenmelidir. YÖK ile ciddi bir işbirliğine girilmelidir. Üniversiteler bu konuda gerekli araştırmaları (doktora tezi, yüksek lisans tezi vb.) yapmalıdırlar.

Açıklamamızı;

• “Allah, bu millete böyle felaketleri bir daha göstermesin!
• Allah, bu milletin birliği ve beraberliğini bozacak şer güçlere ve yerli işbirlikçilerine fırsat vermesin!
• Allah, bu milletin hiçbir ferdini-gerekçesi ne olursa olsun-düşmanla işbirliği yapacak zillete düşürmesin!
• Allah, hepimize yangınlardan ders almayı nasip etsin!” duaları ile bitirelim…

Henüz vakit varken!

UMRAN KÜLTÜR VE MEDENİYET HAREKETİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir